tirebolu çayı
42 numaralı çay
tirebolu çay
orjinal

Eylül 2011 için Arşiv

Tirebolu Çayı —– 12 TL

42 numaralı Tirebolu çayı Çay tiryakileri market raflarında ‘en iyi’ çayı arayadursun, Çaykur 1959 yılından bu yana ürettiği en özel çaylarından birini yalnızca Giresun’da satıyor. Rize dışında güneş görerek yetiştiği için buruk bir tada sahip “42 No’lu Tirebolu Çayı” kaçak çay olarak bilinen Seylan çayına alternatif gösteriliyor. Kurum yetkilileri önemli bir mesaj da veriyor: “Üstelik bu çay katkılı değil.” Çayın en özelini Giresun içiyor, hepimize geçmiş olsun! Çay tiryakileri bir hayli üzülecek. ‘En iyi’ belledikleri marka gerçekten en iyi mi? Sarı, kırmızı ya da siyah paketlerden birinde aradığını bulanlar derhal tafsilata geçer; porselen demlik mi iyidir, bakır mı? Yok, efendim, çayı yıkamak gerekir mi, demliğe bir parça soğuk su konulsa nasıl olur? Bir de harmancılar vardır; bir avuç o çaydan, bir avuç bu çaydan yaptıkları karışımı anlatırken pek bilmiş, pek muzaffer görünürler. Şimdi bu insanlara kalkıp desek ki, devletin yaklaşık elli yıldır ürettiği bir çay var ve bu çay eğer Giresunlu değilseniz, sizin yaşadığınız şehirlerin irili ufaklı marketlerinde satışa hiç sunulmadı. Şaşkınlıktan şekil değiştiren yüzlerle eğlenecek değiliz; ama gerçek bu; Giresun’un Tirebolu ilçesinde kurulan Çaykur fabrikasında 1959 yılından beri üretilen ’42 No’lu Tirebolu Çayı’ yalnızca Giresun’da satılıyor. Üstelik bu çay hani o yıllardır güvenerek, beğenerek içtiğimiz ki yine öyle içmeye devam edelim, ‘turist’, ‘filiz’, ‘kamelya’ çaylarından daha özel üretiliyor. İlk şaşkınlığı atlattıktan sonra, meseleyi anlamak için yolumuzu Tirebolu’ya düşürdük. Çay deyince biz Rize’yi biliriz, Tirebolu da nereden çıktı? Üstelik çok özelmiş, nasıl yani? Hem niye sadece Giresun’da satılıyor? Çaykur’un 42 No’lu Tirebolu fabrikasında sorularımıza cevap ararken konunun özüne uygun düşecek biçimde Tirebolu çayı yudumlamayı ihmal etmedik. Güneş gören çay buruk olur Fabrikanın duvarlarına asılan ilanlarda üreticiyi hedef alan kısa ve net cümleler: “Ne satarsan onu içersin.” “İçilen tadın çayı, satılan çayda saklıdır.” Çaykur’un bütün fabrikalarında görebileceğimiz bu ilanlardaki kafiye uyumu hoş; ama bizim aklımız 42 numarada. Nedir bu 42 numara? Kırk altı fabrikaya sahip Çaykur’un 42. fabrikası. Öyle esrarlı bir numara değil anlayacağınız. Fakat çayın özelliklerine gelince durum değişiyor. Bu fabrikaya işlenmek üzere gelen çay, Ordu’nun Perşembe ilçesi ve Trabzon’un Vakfıkebir ilçesi arasındaki bölgeden toplanıyor; ama toprak açısından en özellikli alan; Giresun’un Espiye ve Eynesil ilçeleri ki burada yalnızca çay değil fındık da güzel oluyor. Bu bölgenin Rize’den daha fazla güneş görmesi çaya tam da tiryakilerin sevdiği buruk tadı veriyor. Toprak, güneş ve elbette Karadeniz’in yüksek dağları… Tirebolu çayının güzelliği biraz da sahile yakın çaylıkların dağlara taşınmasında gizli. Ve işte tiryakiyi sevinçten ağlatacak detaylar: Yaş çayın filizleri makas değmeden elle toplanır ve Çaykur’un diğer fabrikalarındaki gibi stoklanmaz. O gün toplanan çay hemen ertesi gün işlenir. Elek gözüne göre yedi nevi çay üreten Çaykur’un 2. nevi ürünüdür. Bu ne demektir? İki numaralı elekten filizin yalnızca üst kısmı geçer ve bu ince kısım keyif çayı olarak bilinir. Mayıs ayının ilk sürgünlerinden üretilen Tirebolu çayı harmanlanmayan yani nevilerin birbirine karışmadığı tek üründür aynı zamanda. Çayla ilgili aslında bildiğimiz ama yetkili ağızlardan duyunca daha ciddiye aldığımız bazı gerçeklerden de söz etmek lazım. Yabancı menşeli çayların ki buna Güneydoğu’da çok tüketilen ‘kaçak çay’ da dahil, katkı maddeli olduğu söyleniyor. ‘Ama çay kıpkırmızı oluyor.” demeden önce bir düşünmek gerekiyor anlaşılan.

Tirebolu Çayı Markalaştı
 
Tirebolu çay sanayiinin sahiplerinden Şevket Alaeddinoğlu yatırımlarına devam edeceğini
söyledi.

Tirebolu çay sanayiinin sahiplerinden Şevket Alaeddinoğlu yatırımlarına devam edeceğini söyledi.Son üretilen Tirebolu-42 poşetiyle büyük dikkat çeken Tirebolu çay, hem kalitesi hem de poşetteki dizaynı ile birlikte mükemmel. 

Tirebolu-42’yi Türkiye genelindeki tüm bayilere tanıtan ve fuarlara katılarak bizzat tüketicilerin ayağına giden genç işadamı Alaeddinoğlu gazetemizi de ziyaret ederek çayın farklılıkları ile ilgili bilgi verdi.

Şevket Alaeddinoğlu, ‘Benim için çok kazanç değil kalite önemli. Tirebolu-42 ile kaliteyi yakaladık. Fabrikaya yeni yatırımlarımız olacak. Tirebolu çayın marka değerini her geçen gün büyüteceğiz’ diye konuştu.

Tirebolu 42 Çayı

Tirebolu 42 Çay Sanayi’nin, Tirebolu Yılgın bölgesindeki tesislerinde üretilen ve bölgede tadı ve kokusuyla farklı bir yeri olan ‘Tirebolu 42 Çay’ı Dünya’ya açılacak. Espiye ve Eynesil arasındaki bölgede üretilen çayın Rize’den daha fazla güneş görmesi nedeniyle aromasının daha iyi olduğu ileri sürülüyor. Tirebolu 42 çayı, ağırlıklı olarak bölgede tüketildiği için Türkiye genelinde fazla tanınmıyor.

Tirebolu 42 Çay Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Şahin, ürünlerini ilk önce Türkiye sonra da dünyaya tanıtmak için faaliyete geçti. Basın mensupları ile kahvaltıda buluşan Şahin, üretim ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Bölgede yetişen çayda hiçbir katkı maddesi bulunmadığını dile getiren Şahin, üretim ve istihdam alanında büyük bir atılımın içine girdiklerini söyledi. Espiye ve Eynesil arasındaki bölgede yalnızca fındığın değil, üretilen çayın da kaliteli olduğunu belirten Şahin, bölgenin Rize’den daha fazla güneş görmesinin çayın aromasından kaynaklandığını ifade etti.

Şahin, “Çay, yetiştiği coğrafyadaki iklimatolojik özellikleri hemen hissettiriyor. Tirebolu’nun bol güneşi ile kuvvetlenen çay aroması ve burukluğu, yörenin kendine has toprağında yetişen genç çay bitkilerinin filizlerinde doyuma ulaşıyor. Yüksek irtifada, denize bakan dik yamaçlarda yetişen yapraklar, toplanırken de işlenirken de geleneksel yöntemlere bağlı kalınarak kaliteden ödün vermeden özel olarak üretilip özenle paketleniyor.” dedi.

Şahin Tirebolu 42 Çay’ın, markalaşarak yalnızca Tirebolu’nun adını duyurmakla kalmadığını, istihdam adına da Tirebolu ekonomisine çok büyük katkı sağladıklarını söyledi. İstanbul başta olmak üzere Giresun, Trabzon, Çorum, Samsun, Tekirdağ ve Ankara’da açtığı reyonlarıyla, çay bahçeleriyle de istihdam alanları oluşturmaya devam ettiklerini söyleyen Şahin, “Tirebolu 42 Çay’ın vazgeçilmez kokusunu, damak tadını Ülkemizdeki tüm insanlara ulaştırmaya çalışıyoruz. Hizmet adına Türkiye’de her yörede yerimizi alacağız. Halkımıza bu çayın tadını tattıracağız. 2008’de Türkiye’nin doğal aroması en yüksek olan Tirebolu Çayı’nı üretmek adına ek yatırım yaptık. Üniversite laboratuvarlarında yapılan analizlerle de bilimsel olarak ortaya konan; Türkiye’nin en kaliteli çaylarından Tirebolu 42’nin yanısıra, yeni özgün ürünleriyle Tirebolu Çay Sanayiinin hedefi 2,5 yaprak çay’da dünya piyasalarının en büyüğü olmaktır. Tirebolu’da özdeşleşen ismimizi önce Türkiye’ye daha sonra Dünya’ya duyuracağız. Bunun için çalışmalarımız başladı ve tüm hızıyla devam ediyor.” dedi.

Bugün geldikleri noktada günlük 25 ton kapasiteli çay işleyen bir kuruluş olduklarını söyleyen Şahin, ziyarete katılan basın mensuplarına çay demlemenin püf noktalarını da izah etti. Şahin, “Çayınızı demlemek için kireçsiz su kullanınız. Her bardak için bir çay kaşığı Tirebolu 42 çayı koyunuz. Kaynamış suyu çayın üzerine ekleyip çayın 8-10 dakika demlenmesini bekleyiniz. Lezzetli bir çay için porselen demlik tercih ediniz.” tavsiyesinde bulundu.

tirebolu çayı Anasayfa | Çay Nasıl Demlenir | Onay Belgelerimiz | İletişim | Sipariş Ver |
Msm Anadolu Dağıtım Hizmetleri | Copyright © 2002-2013 Tüm Hakları Saklıdır.